Jennifer l. Armentrout - Obsidiyen

Her şeye yeniden başlamak çok berbat.
Annemle birlikte Batı Virginiaya taşındığımızda, kendimi sıkıcı işlere adamıştım, ta ki tüyler ürpertici yeşil gözleri ve kaslı vücuduyla yan komşumuz karşımda dikilene kadar.
Ama işler tahmin ettiğiniz gibi gitmedi.
O, ağzını açtı.
Daemon hem kabaydı hem de kendini beğenmiş bir pislikti.
Birbirimizden hoşlanmamıştık. Tam hikâye burada bitiyordu ki bir kazaya uğradım ve Daemon zamanı dondurarak beni kurtardı.
Yakışıklı uzaylı komşum üzerimde bir iz bırakmıştı.
Yanlış okumadınız. O, bir uzaylı. Daemon ve kız kardeşinin yeteneklerini çalmak isteyen düşmanları vardı ve Daemonın bıraktığı iz bütün düşmanları başıma toplamıştı.
Bu korkunç durumdan canlı kurtulmak içinse tek yapmam gereken üzerimdeki uzaylı izi etkisini yitirene kadar
Daemonın yanından ayrılmamaktı.
Kitabın genel olarak konusu bu şekilde. Benim ne düşündüğüme gelirsek eğer, ilk başta oldukça sıradan olduğunu düşünüyorsunuz daha sonra ise hayatımda okuduğum en iyi fantastik, kurgu romanıydı bu yaa gibi tepkiler verebiliyorsunuz. Bir yandan yaptıkları için Daemon'a kızıyorsunuz hakikaten "öküz" (Neden öyle dediğimi kitabı okuduğunuz da anlayacaksınız.) diyorsunuz. Diğer yandan ise tabiri caizse dibiniz düşüyor. Çok fazla spoiler vermek istemiyorum ama Daemon ve Katy her konuştuklarında bir beklenti yaratıyor ama sonra yazar bizi ters köşeye yatırıyor. Eğer bu tarz romanları seviyorsanız okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Emin olun okuduktan sonra serinin diğer kitaplarını okumak için can atacaksınız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder