26 Temmuz 2013 Cuma

Okuyorum : Becca FITZPATRICK | Hush Hush Serisi | Sessizlik


 Becca FITZPATRICK | Sessizlik 


Geride sadece sessizlik kaldığında gerçek duyulabilir mi?
Patch ve Nora arasındaki çığlık, yerini sessizliğe bırakmıştır. Patchin karanlık geçmişindeki sırların üstesinden gelmiş… birbirinden tamamen farklı iki dünya arasında bir köprü kurmuş… ihanet, sadakat ve güven duyguları zorlu sınavlardan geçmiştir. Ve bütün bunlar, cennet ve dünya arasındaki sınırları aşan bir aşk uğruna göze alınmıştır. Birbirlerine duydukları sarsılmaz güven haricinde hiçbir şeye sahip olmayan Patch ve Nora, uğruna çaba harcadıkları her şeyi ve aşklarını paramparça edebilecek bir güce karşı umutsuz bir savaşa başlarlar...

Ne yaptık ettik Çığlığı bitirdik kitabın sonu öyle kaldı ki bir an önce Sessizliği okumazsam gözüme uyku girmeyecek. Yorumlarım kitabın sonunda. :)



Becca FITZPATRICK | Çığlık

Becca FITZPATRICK | Çığlık


Nora Greyin hayatı mükemmellikten hâlâ çok uzaktadır. Hayatına kastedilmiş olması hoş bir deneyim olmasa da en azından bu durumun içinden bir koruyucu melek sahibi olarak çıkmıştır. Gizemli, çekici ve muhteşem bir koruyucu melek. Ama Noranın hayatındaki yerine rağmen, Patchin hareketleri kesinlikle meleksi değildir. Hatta her zamankinden daha anlaşılmaz görünmektedir;
tabii bu mümkünse.
Hayatındaki gerçeklerin ne olduğunu umutsuzca öğrenmek isteyen Nora, cevaplara ulaşabilmek için kendisini giderek tehlikeli hale gelen durumların içerisine sokar. Ama belki de bazı şeyler olduğu gibi bırakılmalıdır, zira gerçek, güven duyduğu her şeyi ve herkesi yok edebilir.


Kitap bitti sonunda. İşin açıkçası bunu okurken çok zorlandım. (Dikkat spoiler geliyorrrr.) Esasoğlan ve kızımızın ayrıldığı, kızın dehşet acılar çekerken oğlanın bir bağ otu yanmadığı zamanlar da bir sinirleniyorum bir sinirleniyorum. Kitap okuma hevesi kalmıyor yani. Bu kitap da adıyla baya uygun çığlık atası geliyor insanın. Ama sonun da herşey düzeliyor. Bahsettiğim bu kısımlar o kadar uzatılmıştı ki hakikaten sıkıcı diyebileceğim bi kıvama gelmiş ancak dayanıp kitabın sonuna kadar gelebilirseniz herşey açıklanıyor ve gayet başarılı bir şekilde sonuca bağlanıyor. Ayrıca öyle bir son yapılmış ki yazar bize 3. kitabı okumaktan başka çare bırakmamış. Hadi hemen 3. kitabı okuyalım. 

23 Temmuz 2013 Salı

Okuyorum : Becca FITZPATRICK | Hush Hush Serisi | Çığlık

Okuyorum: Becca FITZPATRICK | Çığlık


Nora Greyin hayatı mükemmellikten hâlâ çok uzaktadır. Hayatına kastedilmiş olması hoş bir deneyim olmasa da en azından bu durumun içinden bir koruyucu melek sahibi olarak çıkmıştır. Gizemli, çekici ve muhteşem bir koruyucu melek. Ama Noranın hayatındaki yerine rağmen, Patchin hareketleri kesinlikle meleksi değildir. Hatta her zamankinden daha anlaşılmaz görünmektedir;
tabii bu mümkünse.
Hayatındaki gerçeklerin ne olduğunu umutsuzca öğrenmek isteyen Nora, cevaplara ulaşabilmek için kendisini giderek tehlikeli hale gelen durumların içerisine sokar. Ama belki de bazı şeyler olduğu gibi bırakılmalıdır, zira gerçek, güven duyduğu her şeyi ve herkesi yok edebilir.

Fısıltı biter bitmez hemen başladım. İlk kitap bu kadar iyi olduğuna göre bu daha iyi olmalı. Beklentimi çok yüksek tutuyorum umarım hayal kırıklığına uğramam. Kitap bittikten sonra görüşlerimi sizle paylaşıyor olacağım. :)


Becca FITZPATRICK | Hush Hush Serisi | Fısıltı

Becca FITZPATRICK | Fısıltı


“Bütün sınıf arkadaşlarımın isimlerini biliyordum… biri hariç. Yeni öğrenci… Arkamdaki sırada, serinkanlı siyah gözleri karşıya sabitlenmiş bir hâlde kaykılmış oturuyordu…
Siyah gözleri beni âdeta delip geçiyordu. Dudaklarının kenarları yukarı doğru kıvrıldı. Kalbim bir an tekler gibi oldu ve o bir anlık duraksamada, kasvetli bir karanlık duygusunun bir gölge gibi üzerime örtüldüğünü hissettim. Bu duygunun kaybolması sadece bir an sürdü, ama ben hâlâ ona bakıyordum. Gülümsemesi dostça değildi, bela kelimesini heceleyen bir gülümsemeydi. Ve vaat doluydu.” 

Kitap bitti ve bittiğine inanılmaz üzüldüm gerçekten çok iyi kurgulanmıştı. Kitaba ilk başladığım da din ile alakalı derin konulara girildiğini görüp bütün kitap bu şekilde ilerleyecek sanırım diye içerlemedim değil. Allah'tan sadece giriş kısmı o şekildeydi. Eğer ki yakışıklı, aşırı beyaz tenli vampirlerden sıkıldıysanız, bu kitap tam size göre çünkü esas oğlan bildiğiniz esmer. Esas kızımız Nora'nın en iyi kurgulanmış tarafı da vampir görüp korkmayan, kurtadam görüp mutlu olan bir tip değil yani bildiğin korkuyor tam bir insan. Tam kararında düşünülmüş her şey. Fantastik roman mı arıyorsunuz Hush Hush serisini okuyun. :)

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Okuyorum : Becca FITZPATRICK | Hush Hush Serisi | Fısıltı

Becca FITZPATRICK - Fısıltı


“Bütün sınıf arkadaşlarımın isimlerini biliyordum… biri hariç. Yeni öğrenci… Arkamdaki sırada, serinkanlı siyah gözleri karşıya sabitlenmiş bir hâlde kaykılmış oturuyordu…
Siyah gözleri beni âdeta delip geçiyordu. Dudaklarının kenarları yukarı doğru kıvrıldı. Kalbim bir an tekler gibi oldu ve o bir anlık duraksamada, kasvetli bir karanlık duygusunun bir gölge gibi üzerime örtüldüğünü hissettim. Bu duygunun kaybolması sadece bir an sürdü, ama ben hâlâ ona bakıyordum. Gülümsemesi dostça değildi, bela kelimesini heceleyen bir gülümsemeydi. Ve vaat doluydu.” 

Kitap tanıtımında dediği gibi vampirlerden, kurtadamlardan sıkıldıysanız eğer okunabilecek bir kitap gibi duruyor. Yorumlar okuduktan sonra. 

Warm Bodies - Sıcak Kalpler

Warm Bodies - Sıcak Kalpler
Film, "R" isimli bir erkek zombinin kurbanlarından birinin kız arkadaşıyla tehlikeli bir ilişkiye başlamasını anlatacak. Bu ilişki, başta R olmak üzere tüm zombileri değiştirecek zincirleme bir reaksiyonun ilk adımı olacak...
Zombiyi Hoult'un, kız arkadaşını da Palmer'ın canlandıracağı projede ünlü aktör Malkovich de General Grigio'yu, dünyayı işgal eden zombileri temizlemeyi kafasına koymuş kötü karakteri canlandıracak. Rob Corddry de R isimli zombiyle aynı düşünceleri paylaşan M isimli başka bir zombiye hayat verecek.

Film ile alakalı yorumlarıma gelirsek eğer hayatımda gördüğüm en saçma en absürt film. Üstelik bu kadar saçma olmasına rağmen çok büyük ciddiyetle çekilmiş bu daha saçma. Ama ve lakin sonuna kadar izlemeden kapatamadım. Çünkü bu zamana kadar çekilen zombi filmlerini düşünürsek katil zombi anlayışı yerle bir olmuş. Sanırım vejeteryan vampirler veya genç kıza aşık olan kurtadamlar  çıkınca zombi neden aşık olamasın demişler. İyi de demişler.  Eğer film izlerken çok fazla mantık aramıyorsanız eğlenmek ve mutlu olmak için izliyorsanız bu film tam sizin için. 

21 Temmuz 2013 Pazar

Jennifer l. Armentrout - Obsidiyen | Lux 1

Jennifer l. Armentrout - Obsidiyen



Her şeye yeniden başlamak çok berbat.

Annemle birlikte Batı Virginiaya taşındığımızda, kendimi sıkıcı işlere adamıştım, ta ki tüyler ürpertici yeşil gözleri ve kaslı vücuduyla yan komşumuz karşımda dikilene kadar.

Ama işler tahmin ettiğiniz gibi gitmedi.

O, ağzını açtı.

Daemon hem kabaydı hem de kendini beğenmiş bir pislikti.

Birbirimizden hoşlanmamıştık. Tam hikâye burada bitiyordu ki bir kazaya uğradım ve Daemon zamanı dondurarak beni kurtardı.

Yakışıklı uzaylı komşum üzerimde bir iz bırakmıştı.

Yanlış okumadınız. O, bir uzaylı. Daemon ve kız kardeşinin yeteneklerini çalmak isteyen düşmanları vardı ve Daemonın bıraktığı iz bütün düşmanları başıma toplamıştı.

Bu korkunç durumdan canlı kurtulmak içinse tek yapmam gereken üzerimdeki uzaylı izi etkisini yitirene kadar

Daemonın yanından ayrılmamaktı.




Kitabın genel olarak konusu bu şekilde. Benim ne düşündüğüme gelirsek eğer, ilk başta oldukça sıradan olduğunu düşünüyorsunuz daha sonra ise hayatımda okuduğum en iyi fantastik, kurgu romanıydı bu yaa gibi tepkiler verebiliyorsunuz. Bir yandan yaptıkları için Daemon'a kızıyorsunuz hakikaten "öküz" (Neden öyle dediğimi kitabı okuduğunuz da anlayacaksınız.) diyorsunuz. Diğer yandan ise tabiri caizse dibiniz düşüyor. Çok fazla spoiler vermek istemiyorum ama Daemon ve Katy her konuştuklarında bir beklenti yaratıyor ama sonra yazar bizi ters köşeye yatırıyor. Eğer bu tarz romanları seviyorsanız okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Emin olun okuduktan sonra serinin diğer kitaplarını okumak için can atacaksınız.

20 Temmuz 2013 Cumartesi

TEENWOLF

TEENWOLF


Genç Kurt (Özgün adı: Teen Wolf), ABD yapımı fantastik gençlik dizisi. MTV'de yayınlanan dizinin tekrar bölümleri ise TeenNick'te yayınlanmaktadır.2011 MTV Film Ödülleri'nin ardından 5 Temmuz 2011'de ilk gösterimini yaptı. Teen Wolf, Scott McCall (Tyler Posey) adında bir lise öğrencisinin ormanda dolaşırken bir kurt adam ısırılması sonucu yaşadıklarını anlatan doğaüstü draması. Scott, bir kurt adam olduğu gerçeğini, hayatı ve vücudundaki değişiklikler konusunda ona yardımcı olan en iyi arkadaşı Stiles Stilinski (Dylan O'Brien) ve bir diğer gizemli kurt adam Derek Hale (Tyler Hoechlin) dışında herkesten saklayarak sıradan bir yaşam sürmeye çalışır.

Dizi, eleştiri sitesi Metacritic'ten 100 üzerinden 61 puan alarak gelen eleştirilerden genellikle olumlu yanıt aldı. Dizinin ilk gösterimi toplamda 2,18 milyon izleyici elde etti. Dizi ikinci sezona uzatıldı. Birleşik Krallık ve İrlanda'da Sky Living adlı kanalda gösterildi. Türkiye'de ise CNBC-e'de yayınlanmaktadır.


Benim yorumlarıma gelirsek eğer fantastik, doğaüstü dizileri severseniz tam izleyebileceğiniz türden. Fantastik olmasının yanı sıra gençlik draması olduğu için de hedef kitlesi biraz daha genişletilebilir. Devam eden bir olay varken birde anlık olaylar yaşandığı için dizi hem sürekli  aynı şeyi anlatıp sıkılmanızı önlüyor hemde arka planda devam eden bir olay olduğu örgüsü olduğu için bir sonraki bölümü merak etmenizi sağlıyor. Eğer fantastik bir dizi arıyorsanız kaçırmayın. 

19 Temmuz 2013 Cuma

Kiersten White - Paranormal

Kiersten White - Paranormal


Evie her zaman normal, sıradan bir genç kız olduğunu düşünmüştür. Gerçi Uluslararası Paranormal Tecrit Ajansı için doğaüstü yaratık avlıyor, en yakın arkadaşı bir denizkızı, erkek arkadaşı doğaüstü bir yaratık, şimdi bir biçim değiştirene aşık olmak üzere ve yeryüzünde paranormal yaratıkların o büyüleyici dış görünüşlerinin arkasında yatan bütün çirkinlikleri görme yeteneğine sahip nadir insanlardan biri ama... Olsun, o normal bir genç kız olduğunu düşünüyor.
Ancak Evie şimdi tüm paranormal yaratıkların yok oluşunu haber veren korkutucu bir kehanetin tam ortasında yer alıyor. 


Kısaca kitabımızın konusu bu. Aslına bakarsanız sıradan fantastik bir kitap ancak bu tür kitapların ortak özelliğidir ki ne kadar sıradan olursa olursa olsun kendisini bir solukta okutuyor. Daha dün öğleden sonra tamamen tesadüf eseri okumaya başladım kitabı bugün akşam üzeri bir baktım bitmiş. Nedenini ise arkadaşlarım benim yerime açıkladılar " Eee tabi biter bir günde elinden bırakmadın ki". Evet gerçekten elimden bırakamadım. Çünkü kitabın konusunun yanı sıra çevirisi de çok iyiydi. Sıradan kitap çevirileri gibi tekdüze değil daha esprili yada Türk Milleti gibi sıcak kanlı bir milletin kalbine dokunabilecek bir dille çevirilmişti. Bu da kitabı daha ilginç yapıyor. Eğer fantastik romanları seviyorsanız kesinlikle kaçırılmaması gereken bir kitap tavsiyemdir..

Maskeli Süvari - The Lone Ranger

Maskeli Süvari - The Lone Ranger


Butch Cavendish, Vahşi Batı eyaletlerinde nam salmış azılı bir hayduttur ve çetesiyle işlediği cinayetler, yıllardır sürdürdüğü zulüm nedeniyle idama mahkum olmuştur. Tren yolu açılış töreninde halka 'armağan' olarak asılmasına karar verilmiştir, fakat onu kasabaya taşıyan tren vagonundan kaçmayı başarır. Peşine takılan bölge süvarilerini ise pusuya düşüren Cavendish'in önünde şimdi kimse kalmamıştır. Kendisini adalete adamış, gizemli maskeli bir süvari ve yüzü 'savaş' boyasıyla kaplı Kızılderili Tonto dışında... 
 İlk kez 1930'lu yıllarda ABD'de bir radyo programında ortaya çıkan Maskeli Süvari karakteri daha sonra televizyon dizisi ve sinema filmleriyle ete kemiğe bürünmüştü. Bu son Maskeli Süvari filmde Kızılderili ruhani savaşçı Tonto'yu Johnny Depp canlandırırken, hukuk adamlığından süvariliğe geçiş yapan John Reid'ı ise Armie Hammer canlandırıyor. Birbirlerine zıt iki karakterin, yolsuzluk ve açgözlülükle savaşmak için bir araya geldiği macerayı ise Karayip Korsanları serisine imza atan Gore Verbinski üstleniyor. 



Evet Maskeli Süvari orjinal adıyla The Lone Ranger gerçekten son zamanlar da izlediğim beni en çok güldürebilen filmlerden biriydi. Johnny Depp her zaman ki gibi kendinden beklenenin fazlasını vermiş. Yaptığı her hareket, her mimik bir anlam taşıyor. Gerçekten yaptığı işin hakkını veriyor. İzlemeyi düşünürseniz western tarzı komedi seviyorsanız kaçırmamanız gereken bir film. Kesinlikle tavsiyemdir. 

Nedir ne değildir..

Kendi halinde bir müşteri temsilcisi olan ben,
Size okuduğum kitaplar, izlediğim film ve diziler hakında yorumlar yapmaya çalışacağım. Sanıyorum işim gereği konuşmayı seven bir insanım okumak zaten bir yaşam biçimi. Bir insan konuşmayı, okumayı sever de hiç yazmayı sevmez mi? Umarım yorumlarım doğrultusun da okumayı düşündüğünüz kitaplar veya izlemeyi düşündüğünüz dizi ve filmler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.