20 Aralık 2014 Cumartesi

Karen Marie Moning | #Gölge Ateşi | #Shadowfever

Karen Marie Moning |Gölge Ateşi| Shadowfever


Mac Kayla Lane, ablası Alina'yla birlikte evlatlık verilip İrlanda'yı bir daha dönmemek üzere terk ettiğinde küçük bir çocuktu. Yirmi yıl sonra Alina öldü ve Mac, ablasının katilini bulmak için İrlanda'ya dönmeye karar verdi. Doğaüstü güçlere sahip, lanetlenmiş bir soydan geldiğini keşfettikten sonra ise kendini esrarlı bir geçmişin içinde buldu. İnsanların, binlerce yıldır aralarında gizlenen ölümsüzlerle yaşadığı çatışmanın tam ortasında kalmıştı. Mac artık bir yandan acılarına göğüs germeye çalışırken, bir yandan da kendini dünyaları yaratma ve yok etme gücüne sahip bir büyü kitabı olan SinsarDubh'ı ele geçirmeye adamıştı.

Sinsar Dubh, Mac'i yüzüstü bırakıp sevdikleriyle arasında ölümcül bir patika oluşturduğunda ise avcı, artık av olmuştu. Mac artık kime güvenebileceğini kestiremiyordu. Sürekli rüyalarına giren o kadın kimdi? En önemlisi, bizzat Mac kimdi?

"Dudaklarimda düşmanimin, ablamin sevgilisinin, sevgilimin katilinin dudaklari, hak ettiğim cezanin tadina bakiyorum."

"Gölge Ateşi beklediğim, istediğim, ihtiyaç duyduğum, açlığını çektiğim her şeyi ve çok daha fazlasını veriyor."
- Fresh Fiction-
(Tanıtım Bülteninden)

* = X kişisi diyorum çünkü kim olduğunu söylersem spoilerin dibine vurmuş olacağım ki benim açımdan çok hoş olsa da sizin açınızdan hoş olmayacaktır. :)

Rüya Ateşi'ni okumaya başlayacaksınız bu da demek oluyor ki Gölge Ateşi'ni bitirdinizve o "yok artık, hadi ordan,hayır olamaz, imkansız" tepkilerini verdiniz, tamam tamam saklamaya gerek yok sinirden saçınızı başınızı yoldunuz ağzınız açık 10 dakika kitaba baka kaldınız biliyorum çünkü bende öyle yaptım ve hemen gölge ateşini elime alıp ilk sayfadan başlamak yerine kitabın sonlarını açıp X kişisinin adını aramaya başladım zira bulamasaydım o an o dakika seriyi okumayı sonlandıracaktım. Gölge Ateşi serinin tartışmasız en uzun, en bitmek bilmeyen bitmeyi bırakın ne kadar okursanız okuyun ilerlemeyen kitabı. İlerlemiyor çünkü bir an önce X kişisinin akıbetiyle alakalı bir şeyler bulmak istiyorsunuz. Bu geçen olay örgüsü sırasında Mac'in saçmalıklarına kızmayı da ihmal etmiyorsunuz. Yaşadığı kayıp ve kaybın tek sorumlusunun kendisi olması onu türlü türlü saçmalıklar yapmaya sürüklüyor, Lord Master'la iş birliği yapmak gibi. Öyle ki ablası bile ona artık vız geliyor ancak aynı zaman da ona acımaktan da geri kalmıyorsunuz çünkü Karen Marie öyle bir kitap yazmış ki sanki gerçekten o kişiler var ve siz de onlarla o acıyı yaşıyorsunuz, yani meftanın arkasından mevlüt bile okutasınız gelebilir. Daha önce cevap bulmak yerine soruların arttığını söylemiştim ki bu kitap da artık bütün sorularınızın cevabını alabilirsiniz. Barrons'un ne olduğu konusunda oldukça fazla fikir yürütmüştük, sonuç: hiç biri. Hatta bana kalırsa ben Barrons'un ne olduğunu bile anlayabilmiş değilim ama açıkçası önemsemedim de çünkü artık 5. kitap sonunda aralarında ki olay netleşti tam da olması gerektiği, kıvamında vıcık vıcık muhabbetlere girilmeden sanki sadece ikisi bilir gibi. Ayrıca gülümseyerek okuyacağınız bir son da sizi bekliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder