20 Aralık 2014 Cumartesi

Jennifer L. Armentrout | #Melez | #Half-Blood

Jennifer L. Armentrout | Melez | Half-Blood 


Hematoi ırkı, tanrılarla yaratıkların soyu. İki Hematoi çocuğu Safkan sayılıyor ve tanrısal güçlere sahip oluyor. Hematoilerle ölümlülerin çocukları olan Melezlerde ise bu güçler yok. Bu melezlerin sadece iki seçeneği var: eğitimli birer Avcı olup iblis avlayabilir ya da Safkanların evlerinde kölelik yapabilirler.

Bir Melez olan Alexandria, yaşamını tuvalet temizleyerek geçirmek yerine tehlikeye atmaya razı ama bunu da yüzüne gözüne bulaştırabilir. Avcılık öğrencilerinin uyması gereken belli kurallar var. Alex'in bu kuralların hepsiyle başı dertte ama en fazla birinci kural onun için büyük sorun: Safkanlarla Melezler arasında ilişki yasak.

Ne yazık ki Alex, Safkan Aiden'a çok fena âşık. Ancak bu aşk onun tek büyük sorunu değil; daha büyük bir sorun, okuldan mezun olana kadar hayatta kalmak ve bir Avcı olmak. Görevinde başarısızlığa uğrarsa ölümden ya da kölelikten de kötü bir son onu bekliyor: bir iblise dönüşmek ve Aiden'ın avı olmak.

Daha korkunç bir şey düşünülebilir mi?

Melez, Yunan Mitolojisine bambaşka bir bakış açısı kazandırıp dünyada büyük yankı uyandıran Melez Sözleşmeleri serisinin ilk kitabıdır.

Yine bir Jennifer L. Armentrout serisi ile beraberiz ve bu seri ile Alex karşımıza çıkıyor. Alex kim midir? Tam adı Alexandria Hematoi ırkından geliyor ve bir melez çünkü  annesi safkan babası ise insan. Annesi o küçükken Akitten onu zorla kaçırmış. Akite gelirsek safkanlarla melezlerin eğitim gördüğü gerçek dünyayla alakası bulunmayan bir adada bulunan okul diyebileceğimiz(zorlarsak diyebiliriz) bir yer. Burada melezler, ya safkanları korumak için muhafız oluyorlar ya da başarısız olup ömürlerinin sonlarına kadar safkanların kölesi olarak kalıyorlar.Aslında esas kızımızın gayet normal bir şekilde yaşayıp giderken yeni birileri ile tanışıp başına türlü türlü belalar açmasına alışığız ancak bu kitap standartların aksine direk kızımızın başındaki bela ile başlıyor ki bu okuma isteğini bir nebze daha artırıyor. Belanın ne olduğuna gelirsek isimlerinden de belli olacağı üzere iblisler. İblisler, Melez ve Safkanlar'ın kanlarında bulunan, Safkanlar'da daha çok olan, "eter" adlı maddeyi içerek beslenen şeytani yaratıklar. Bir İblis, yine bir Safkan'ın dönüştürülmesi sonucu oluşuyor. Annesi bu İblisler tarafından gözleri önünde öldürüldükten sonra Alex, tüm gücüyle yaratıklarla dövüşmeye devam ediyor evet evet tek başına değil tahmin edebileceğiniz üzere tam artık herşey bitti derken esas oğlanımız yani Aiden sahneye çıkıyor ve kızımızı kurtarıp tekrar Akite götürüyor. 
Gelelim Apollyon olayına Apollyonlar tanrılar tarafından seçilmiş melez veya safkanlar. Bir avcıya göre çok daha hızlı ve güçlüler en önemlisi bütün elementleri kullanabiliyorlar. Bizim Apollyon  da Seth. Doğal olarak olmazsa olmazımız kızımız Aiden'a aşık olsa da Sethle de aralarında ne olduğu belli olmayan bir şeyler var. Aslında standart fantastik paranormal bir roman yani bir esas kızımız bir esas oğlanımız var birbirlerini sürekli birşeylerden koruyolar örgüsüne alışığız ancak işin içine Apollyon girdiği için daha okunabilir daha sürükleyici bir hal almış. E hadi okuyun o zaman. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder